Kış ayları yaklaştıkça grip mevsimi de başlıyor. Son yıllarda her gribin bir de adı var, domuz, kuş, keçi gibi. Ancak ülkemizde doğru bilinen yanlışlardan biri olan, Antibiyotiklerin gribe karşı tedavi amacıyla kullanılmasına dikkat çekmek istiyorum.
Toplumumuzda komşunun ilacını kullanma, bir önceki hastalığın tedavisinde etkili olan aynı ilacı tekrar alma, el altında antibiyotik bulundurma, eczaneden reçetesiz antibiyotik edinme gibi yanlış alışkanlıklar var. Bu konuda halkı ve sağlık çalışanlarını bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor.
Antibiyotikler insanlarda, hayvanlarda ve bazen bitkilerde ortaya çıkan enfeksiyonları tedavi etmek amacıyla bakterileri öldürmek veya çoğalmasını durdurmak için üretilen ilaçlardır. Antibiyotikler bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Virüslere karşı etkili değildir! Her antibiyotik her bakteriye karşı etkili değildir.
Direnç Denilen şey Nedir?
Bir antibiyotiğin belli bir bakteriyi öldürme veya çoğalmasını durdurma özelliğini kaybetmesi halinde, o bakteri o antibiyotiğe karşı direnç geliştirmiş demektir. Dirençli bakteri, antibiyotik karşısında hayatta kalarak çoğalmaya devam etmekte ve hastalığın daha uzun sürmesine ve hatta ölüme yol açmaktadır. Dirençli bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde daha ciddi yan etkileri olabilen ve daha pahalı olabilen başka antibiyotiklerin kullanılması gerekebilir ve tedavi daha uzun sürebilir.
Önlem Alınmazsa Öldürücü Olabilir
Geçtiğimiz günlerde katıldığım “Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü” basın toplantısında, uzmanlar gereksiz antibiyotik kullanımının zararlarına dikkati çekti. Gereksiz antibiyotik kullanımının direnç sorununu beraberinde getirdiği anlatıldı. Önlem alınmadığı takdirde basit bir enfeksiyonun dahi öldürücü olabileceğini ve antibiyotik öncesi çağa dönülebileceğine dikkat çekildi.
Antibiyotik Kullanımı Avrupa Ülkelerinde 4. Sıradayken Bizde İlk Sırada
Direnç gelişimi sadece hastayı değil, aynı zamanda tüm toplumu olumsuz etkiliyor. Toplantıda özellikle belirtilen bir veriye dikkat çekmek istiyorum, “Türkiye'deki direnç oranları diğer ülkelerden yüksek. Antibiyotik kullanımı Avrupa ülkelerinde 4. sıradayken bizde ilk sırada yer alıyor. Bunun sonucu bize direnç olarak yansıyor.”
“Son 20 Yıldır Yeni Antibiyotik Geliştirilmiyor”
Avrupa'da antibiyotik reçetesiz yazılmıyor. Türkiye'de de bununla ilgili sıkı denetimler getirilmeli. Çünkü toplantıda özellikle dikkat çeken bir konu ise, “Son 20 yıldır yeni antibiyotik geliştirilmiyor. Direnç gelişimi büyük bir sorun. Türkiye'de her yıl boğaz ağrısı ve ateş için “30 milyon antibiyotik” reçete ediliyor.” Antibiyotik ateş düşürücü değildir.
Neler Yapılmalı?
Direnç gelişimini önlemek için gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalı. Doktor reçete etmedikçe antibiyotik kullanılmamalı. Grip ya da nezle gibi viral enfeksiyonlarda bu ilaçların işe yaramadığı akıldan çıkarılmamalı. Antibiyotiklerin hastalık belirtileri kaybolsa bile kullanımına devam edilmeli. Hekimin önerdiği süreden daha uzun kullanılmamalı. Hekimler antibiyotikleri sadece gerekli olduğu ve tedavi protokollerinde belirtildiği hallerde reçete etmeli. Eczacılar antibiyotikleri reçetesiz satmamalı. http://antibiyotikfarkindalik.orgadresini inceleyerek konuyla ilgili detaylı bilgi edinebilirsiniz.